Hacı Adayları Kayıt Başvuru Formu 2010

08 Nisan 2010 Yazan admin  
Kategori islam

2010 yılı hac müracaatları, 8-22 Nisan tarihleri arasında, kayıt yeniletme ve ilk defa kayıt yaptırma şeklinde müftülüklere yapılacakmış.Müracaatlar, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın http://hac.diyanet.gov.tr internet adresinden veya müftülüklerden temin edilecek müracaat form dilekçesi ile yapılacakmış. Nüfus cüzdanı fotokopisi ile banka dekontu dilekçeye mutlaka eklenecekmiş. Müftülükler, kayda aldıkları dilekçelerin bir fotokopisini müracaat edene verecekmiş. İlgili hesaba, ilk defa kayıt yaptıracaklar kişi başına 15 TL, kayıt yeniletenler ise 5 TL yatıracaklarmış. Kayıt yaptırdıktan sonra vazgeçenler ile hacca gidemeyenlere bu ücret iade edilmeyecekmiş.Önceki yıllarda müracaatı olduğu halde 2009 yılında kayıt yeniletmemiş olanlar ile 2009 yılında kesin kayıt sırası gelmesine rağmen kaydını yaptırmamış olanların 2010 yılı hac müracaatları, ilk defa müracaat edenler statüsünde değerlendirilecekmiş.2010 yılında çekilecek kura sonrası, kesin kayıt hakkı sırası gelenlerden süresi içerisinde kaydını yaptırmayanlara, bu husus takip eden yıllarda müktesep bir hak teşkil etmeyecekmiş.Müracaatlarda; sadece eş, anne, baba, kardeş ve çocukların birbirleri ile, engellilerin ise hacca hiç gitmemiş refakatçileri ile birlikte kuraya girme talepleri kabul edilecekmiş.Yakınlarıyla birlikte müracaat edenlerden birisinin kayıt yeniletmesi diğerinin ise ön kayıt yaptırması halinde bunların müracaatları birlikte alınacak ve kuraya da tek numara ile katılacakmış.Mahremsiz olarak hacca gidemeyecek durumda olan bayanlar, müracaatlarını hacca hiç gitmemiş mahremleri ile birlikte yapabilecekmiş.Daha önce hacca gidenlerin müracaatı kabul edilmeyecek, müracaatlardan veya kura çekiminden sonra hacca gittiği tespit edilenlerin kayıtları sistemden silinecek ve kayıt ücreti iade edilmeyecekmiş.Daha önce vekâleten hacca gittiklerini belirterek bu defa kendi adlarına hacca gitmek veya bir başkasının yerine vekaleten hacca gitmek isteyenlerin müracaatları kabul edilmeyecekmiş.Hacı adayları, müracaatlarının sisteme girilip girilmediğini ve yakınlık bağlantılarının doğru bir şekilde yapılıp yapılmadığını, internet adresinden kontrol edebilecekmiş. Kaydı girilmeyen veya kayıt bilgilerinde yanlışlık olanlar varsa bunlar, ilgili müftülüklerden bilgilerini kayıt süresi içerisinde düzelttirebilecekmiş.Hacı adayları, müracaat form dilekçesinde yer alan hac kategorilerinden durumuna uygun olanı, verilen fiyat ve süreyi de dikkate alarak, mutlaka işaretleyecekmiş.
Hac kayıt Formu ve Diğer ayrıntıları görmek için lütfen Tıklayın.

Kurban Bayramı

25 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori islam

Kurban, kurban bayramı günlerinde ibadet niyetiyle belli hayvanlardan birini keserek yapılan bir ibadettir. Kurban, Allah Tealâ’nın ihsan buyurduğu varlığa bir teşekkürdür.

Kurban ibadeti İslâmiyetten önce de vardı

Cenab-ı Hakk’ın dostu olma şerefiyle şereflenmiş bir peygamber olan İbrahim (a.s.) bir adakta bulunmuş, bir oğlu olduğu takdirde onu Allah’a kurban edeceğini adamıştı. Aradan geçen zaman içerisinde oğulları olmuş ama o, adağını nasılsa unutmuştu. Rüyada oğlunu kurban ediyor görmüş ve irkilmişti. Hz. İbrahim bu rüyayı üç ayrı gece görmüştür. Peygamberlerin rüyası vahiy olduğu gibi onlar tarafından yapılan tabirleri de vahiydir. İbrahim a.s. da rüyasını, oğlunu kurban etmesi gerektiği şeklinde tabir etmiş ve böylece bu tabir de vahiy olmuştur. Artık Hz. İbrahim’in bu vahyi yerine getirmesi gerekiyordu.

Elbette bu çok zordu ama Allah’tan aldığı vahye uymaması daha zordu. İbrahim a.s büyük bir imtihan karşısında olduğunu anladı. Hiç tereddüt etmeden Allah’a teslim oldu ve durumu oğlu İsmail aleyhi’s-selâm’a açmaya karar verdi.

Şimdi konu ile ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’in açıklamalarını dinleyelim: Allah Teala buyuruyor:

“İbrahim ‘Ey Rabbim, bana iyilerden (bir oğul) ihsan et’ dedi. Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Oğlu yanında koşacak çağa gelince, ‘Ey oğlum, ben seni rüyamda boğazladığımı gôrüyorum, bir düşün, ne dersin ?’ dedi. (İsmail) Babacığım, sana ne emrolunuyorsa yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.’ dedi. Her ikisi de Allah’a teslim oldular (Allah’ın emrine boyun eğdiler). İbrahim, oğlunu şakağı üzerine yatırdı. Biz de ona şöyle seslendik: ‘Ey İbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı.’ Dedik ve ona (İsmail’e karşılık ) büyük bir kurbanlık fidye verdik. Kendisine sonradan gelenler için de iyi bir nam bıraktık. Selam olsun İbrahim’e. İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Çünkü 0, bizim mümin kullarımızdandır.” (1)
Görülüyor ki, Kur’an da Hz. İbrahim’in gördüğü rüyanın vahiy olduğunu teyit etmiştir. Çünkü Cenâb-ı Hak kendisine seslenirken: “Ey İbrahim, gördüğün rüyaya gerçekten sadakat gösterdin.” buyurmuştur.
İbrahim a.s, Allah’ın emrine boyun eğerek oğlunu kurban etmek üzere şakağı üzerine yatırınca Cenab-ı Hak, İsmail’in yerine bir koyun kurban etmesini emretmiştir. Bu, Allah’ın insanlığa büyük bir lütfudur. Allah, insanları Hz. İbrahim’in aracılığı ile insanı kurban etmekten korumuş olmasaydı muhtemelen insanlar, insan kurban etme, gibi korkunç bir geleneğe sahip olabilirdi ve insanları bu korkunç gelenekten kimse de kurtaramazdı.

İbrahim a.s oğlu yerine Cenâb-ı Hakk’ın kendisine gönderdiği koçu kurban etmiştir. Böylece kurban Hz. İbrahim’den sünnet olarak bize intikal etmiştir.

Kurban, insanın Allah’a yaklaşmasına ve O’nun rızasını kazanmasına vesile olan bir ibadettir. “Kurban”kelimesinde bu mana vardır. İnsan kurban kesmekle İbrahim (a.s.) gibi Allah’a ve O’nun emirlerine bağlılığını, gerekirse O’nun rızasını kazanmak için her fedakârlığa katlanacağını göstermiş olur.

Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılan her şeyde esas olan iyi niyettir. Kurbanda da böyledir, iyi niyet ve ihlas esastır. Bakınız, bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruluyor:
“Onların (kurbanların ) ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.” (2) Esasen Allah Teâla ancak takva sahiplerinin yapmış oldukları ibadetleri kabul eder. Maide suresindeki şu ayet-i kerimeler bu konuyu bir örnek vererek açıklıyor. Allah Tealâ buyuruyor.

“(Ey Muhammed) Onlara Adem’in iki oğlu ile ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti (Kurbanı kabul edilmeyen ötekine).
-Seni öldüreceğim, demişti. Diğeri ise :
- Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder, dedi ve devam etti : “Allah’a yemin ederim ki sen beni öldürmek için bana el uzatsan da ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim. Ben, alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.” dedi. (3)

Görülüyor ki, kurban kesenlerden biri iyi niyeti ve Allah’tan korkması sebebiyle sunduğu kurban kabul görmüş, diğeri ise kötü niyeti sebebiyle kurbanı kabul edilmemiştir.

Sevgili Peygamberimiz de bu konuda şöyle buyurmuştur :
“Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur.”(4)

Kurban, İslâm’daki sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın bir başka örneğidir. Her gün dünyada sayısız hayvan kesilir ve bundan çoğunlukla varlıklı kimseler yararlanır. Halbuki kurban bayramında kesilen kurbanlardan daha çok yoksullar ve hayır kurumları istifade eder.

Kurban Bir İbadet midir Yoksa Gelenek midir?

Kurban bir gelenek değil, kitap ve sünnetle meşrûiyeti sabit olan bir ibadettir. Kurban da zekat gibi Hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruluyor:
“Kurbanlık deve ve sığırlar, Allah’ın size olan nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. O halde onları ön ayaklarından biri bağlı olduğu halde keserken üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları yere yaslandığı vakit onların etlerinden yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Böylece onları sizin emrinize verdik ki, şükredesiniz.”(5)

Peygamberimiz de bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Ademoğlu kurban bayramı günü, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. Şüphesiz ki o kesilen kurban kıyamet günü boynuzları ve kılları ile gelir. Hiç şüphe yok ki, kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında kabul görür. Öyle ise gönüllerinizi kurban ile hoş edin.”(6)

Peygamberimiz kurbanı tavsiye ederlerken kendileri bizzat kurban keserek de örnek olmuşlardır. Müslim’in rivayetine göre Enes (r.a.) şöyle demiştir :
“Allah’ın Resûlü, beyaz renkli iki koç kurban ederdi.” (7)

Kurbanın Hükmü

İslâm alim ve müçtehitleri kurbanın hükmü hakkında farklı içtihatlarda bulunmuşlardır.

İmam Azam Ebû Hanife’ye göre kurban vaciptir. Delili de:”Rabbin için namaz kıl ve kurban kes”(8) âyet-i kerimesinin delâletiyle peygamberimizin :
“Kimin hali vakti yerinde olur da kurban kesmezse namazgahımıza yaklaşmasın.”(9) Hadisindeki vaid (korkutma) dır. Böyle bir korkutma ancak vacip olan bir ibadetin terki için yapılır. Yani İmam Azam demek istiyor ki, kurban vacip olmasaydı peygamberimiz onu terkedene böyle bir tehditte bulunmazdı.

Şâfiî, Mâliki ve Hanbelîler ile Hanefîlerden İmam Ebû Yusuf’a göre ise kurban vacip değil, sünnet-i müekkededir.(10)
Kurbanın sünnet olduğunu söyleyenlerin dayandıkları delillerin bir kısmı aşağıdaki hadis-i şeriflerdir:
Ümmü Seleme (r.a.)’ den rivayete göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
“Bilinen on gün girdiği vakit elinde kurbanı olup kurban kesmek isteyen kimse (bedeninden) asla bir kıl almasın, tek bir tırnak kesmesin.”(11)
Bu hadis-i şerifte Peygamberimiz kurbanı kişinin isteğine bırakmıştır. Bu ise onun vacip olmadığını gösterir.
Bir başka hadis-i şerif ise meâlen şöyledir:
“Üç şey vardır, bunlar bana farz, size nafiledir. Onlar da vitir, kurban ve kuşluk namazıdır.”(12)

Kurbanın hükmü (yani vacip mi sünnet mi olduğu) hakkındaki bu farklı görüş ve içtihatlar sebebiyle; bir kimsenin zekât, hac, sadaka-i fıtır, ve kurban borcu olduğu halde vefat edip bu borçlarının ödenmesi için malının üçte birini vasiyet etse (ki ancak malının üçte birini vasiyet etmeye mezundur) malının üçte biri yeterse borçlarının tamamı ödenir. Malının üçte biri borçlarını ödemeye yetmediği takdirde önce zekât borcu ödenir. Çünkü borçların içerisinden önemli olanı zekâttır. Bu borcu ödendikten sonra malı artarsa haccı yaptırılır. Bundan sonra sadaka-i fıtır borcu ödenir. Daha sonra da malı kalırsa kurban borcu ödenir.

Kurban Kimlere Borçtur?

Kurban, mukim olan ve sadaka-i fıtır nisabına malik olan her kadın ve erkek müslümana vaciptir.
Bu tariften şu anlaşılıyor: Müslüman olmayan, seferde bulunan müslümana ve fakir olana kurban vacip değildir.

Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer seferde bulunduklarında kurban kesmemişlerdir. Şayet seferde olan kimse kurban kesmek isterse, kurban kendisine vacip olduğu için değil, nafile olarak kesebilir, kesmediği takdirde sorumlu olmaz.

İmam Azam Ebû Hanife ile Ebû Yusuf’a göre kurbanın vacip olmasında akıl ve erginlik çağına gelmiş olma şart değildir. Yani zengin olan çocuğun ve delinin mallarından babaları veya vasileri kurban keserler. Bu kurbanlardan sadece kendileri yiyebilir, başkaları yiyemez.

İmam Muhammed ile İmam Züfer’e göre kurbanın vacip olması için akı1 ve erginlik çağına gelmiş olma şarttır. Bu itibarla zengin olan çocuklarla deli olanların mallarından kurban kesilmez. (13) Fetvâ da bu görüşe göredir, yani zengin de olsalar çocuklarla delilerin kurban kesmesi gerekmez. (14)

Zenginliğin Ölçüsü

Herhangi mali bir ibadetin borç olması için ön görülen zenginlik ölçüsü ‘Nisap’ kelimesi ile ifade edilmektedir.
Kurban nisabı, kişinin temel ihtiyaçları olan oturacak evi, evinin yeter derecede eşyası, binek için olan hayvanı, üç kat elbisesi, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin bir yıllık nafakalarından ve borcundan fazla 80, 18 gr. altın veya bunun kıymeti para ve eşyaya malik olan kimse kurban kesecek kadar zengin demektir. Bu kimseye yılda bir defa kurban günlerinde kurban kesmek vacip olur.
Bu ölçü aynı zamanda zekat için de geçerlidir. Ancak zekat nisabında malının artıcı olması ve üzerinden bir yıl geçmiş bulunması şarttır.
Kurban nisabında bunlar aranmaz. Kurban kesme günlerinde zengin olan kimseye kurban kesmek vacip olur.

Hangi Hayvanlar Kurban Edilir?

Kurban edilecek hayvanlar; koyun, keçi, deve, sığır ve mandadır.

Bu hayvanlardan devenin 5, sığır ile mandanın 2 ve koyun ile keçinin 1 yaşını doldurmuş olmaları gerekir. Ancak koyunlar altı ayı tamamladıkları halde bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olurlarsa bunlar da kurban edilebilir.

Bir koyun veya keçiyi ancak bir kişi kurban edebilir. Fakat sığır, manda ve deve yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilir. Ortakların tek veya çift olmalarında bir sakınca yoktur.

Ortakların hepsi ibadet niyetiyle katılmak durumundadır. Meselâ ortaklardan biri vacip olan kurbanı, diğeri adak kurbanı, bir diğeri de nafile kurbanı niyet edebilir. Çünkü hepsinin niyeti ibadettir. Fakat ortaklardan biri her hangi bir ibadet değil de et kasdiyle katılmış olsa bu sahih olmaz, diğerleri de niyet etmiş oldukları kurbanı kesmiş, sayılmazlar.

Hangi Ayıplar Hayvanın Kurban Olmasına Mani Olur?

Bilindiği üzere kurban bir ibadettir. Bunun için kurbanlık hayvanların kusursuz olmaları esastır. Her kusur olmasa da bazı kusurlar kurbana manidir. Bu kusurlar kısaca şunlardır:
-İki veya bir gözü kör olan,
-Aşırı derecede zayıf olan,
-Kesim yerine yürüyerek gidemeyecek derecede aksak olan,
-Kulağının, kuyruğunun veya tenasül organının üçte birinden fazlası gitmiş olan,
-Dişlerinin yarıdan fazlası düşmüş olan,
-Doğuştan kulağı ve tenasül organı olmayan,
-Koyun ve keçide bir, sığırda iki memesi kurumuş olan,
-Burnu kesilmiş olan,
-Dilinin çoğu kesilmiş olan,
-Ölüm derecesinde hasta olan.
Böyle kusuru olan hayvanları kurban etmek câiz değildir. Bunun için kurbanlık satın alınırken kusurlu olup olmadığına dikkat etmek gerekir.
Kurban, bayram namazı kılınan yerlerde namazdan sonra olmak üzere bayramın ilk üç günüdür. (Şafiîlerde dördüncü günü de olabilir.)
Arefe günü veya bayramın ilk üç gününden sonra kurban kesmek, kurban olmaz. Peygamberimiz buyuruyor :
“Bu günümüzde yapacağımız ilk şey bayram namazı kılmaktır. Sonra evlerinize dönüp kurban kesmek olacaktır. Her kim böyle yaparsa sünnetimize uygun iş yapmış olur. Kim önce kurban keserse o da ancak ailesine bir et sunmuş olur, bu kestiği kurban olmaz.”(15)

Kurbanın Bedelini Yoksullara Vermekle Kurban Kesilmiş Olur mu?

Bazı kimseler hemen her yı1 kurban bayramında bu soruyu sorarlar: Hayvanı kesmeden canlı olarak veya bedelini yoksullara vermekle kurban kesilmiş olur mu? Kurbanın rüknü, kurban edilmesi câiz olan hayvanlardan birini kesmek olduğundan, hayvanı kesmeden canlı olarak veya bedelini yoksula vermekle kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz, bu ancak sadaka olur.
Yalnız kurban kendisine vacip olan kimse satın aldığı kurbanı her hangi bir sebeble kurban günlerinde kesmez veya hiç kurban satın almaz ise kurban günleri geçtikten sonra, bu kimse kurbanlık hayvanının kıymetini fakirlere sadaka olarak verir. Satın alıp kesmediği kurbanını ise canlı olarak fakire verir. Kurban günleri geçtikten sonra daha önce satın alınmış kurbanlık artık kesilmez.

Kurbanı kesebiliyorsa kendisi keser. Çünkü bu bir ibadettir. Onu, kişinin kendisinin yapması, başkasına vekâlet vermesinden daha faziletli ve sevaptır. Peygamberimiz vedâ haccında yüz deve kurban etmiş, bunların altmış üç tanesini bizzat kendileri kesmiş, kalanlarını da Hz. Ali’ye vekâlet vererek kestirmiştir.(16) Şayet kendisi kesemiyorsa o takdirde ehil olan birisine vekâlet vermek suretiyle kestirir ve kendisi de orada hazır bulunur. Peygamberimiz kızı Hz. Fâtıma’ya :
“Kurbanın kesilirken orada hazır bulun. Zira işlemiş olduğun her günah, kurbanın kanından ilk damlası yere düştüğünde, bağışlanır” (17) buyurmuştur.

Az önce de söylediğimiz gibi, kesebiliyorsa kendisi, kesemiyorsa ehil olan birisine kestirmelidir. Hayvan kesmede ehil olmayan yani bunu beceremeyen kimseler, hayvana eziyet ederler ki, bu haramdır, günahtır. Bir ibadet yapılırken günah işlenmez.
Hemen her yıl kurban bayramı günlerinde televizyon ekranlarına yansıyan görüntüler, seyredenlere büyük rahatsızlık vermektedir. Bu görüntülerin ortadan kalkması, kurbanların ehil olan kimseler tarafından kesilmesine bağlıdır. Ehil kimse bulamayanlar kurbanlarını mezbahalarda kestirmelidirler.

Yurtdışında bulunanlardan kurbanlarını memleketlerinde kestirmek isteyenler, bir tanıdıklarına vekâlet vermek suretiyle kurbanlarını kestirebilirler. Böyle yaptıkları takdirde hem kurbanları kesilmiş, hem de daha iyi değerlendirilmiş olur.

Kurban Nasıl Kesilir?

Hayvan incitilmeden kesilecek yere götürülür. Devenin dışındakiler kıbleye karşı sol tarafları üzerine yavaşça yatırılır. Kolaylık olması için üç ayağı da bağlanır. Sonra kesecek olan:
“Allahü ekber, Allahü ekber, lâ İlâhe illallahü vellahü ekber, Allahü ekber ve Lillahilhamd. Bismillâhi Allahü ekber” der, ara vermeden büyük ve keskin bir bıçakla keser.
Sadece “Bismillâhi Allahü ekber” diye kesse de olur.
Usulüne göre bir kesim yapmış olmak için, hayvanın yemek ve nefes boruları ile iki şah damarının kesilmesi gerekir.
Kurban kesildikten sonra sahibi, Allah rızası için iki rekat namaz kılar, sonra da dua ederek Cenâb-ı Hak’tan dileklerde bulunur.

Kurban Etinin Taksimi

Deve ve sığır gibi hayvanlar ortaklaşa kurban edildiğinde etleri ortaklar arasında tahmini olarak değil, tartılarak taksim edilir. Ancak bir ailenin fertleri için kurban edilen hayvanın etini taksim etmek gerekmez. Bunun gibi ortaklaşa kurban kesenler kurban etini tamamen yoksullara veya bir hayır kurumuna verecek olurlarsa yine kurban etini taksim etmeleri gerekmez.
Kurban etinin hepsini yoksullara sadaka olarak dağıtmak veya kendisi ve çoluk çocuğu için alıkoymak caiz ise de, en uygun olanı, kurban etini üçe taksim edip, birini kurban kesmeyen yoksullara sadaka olarak dağıtmak, bir bölümünü de akraba, tanıdık ve komşulara ikram etmek, birini de kendi çoluk çocuğu ile yemektir.

Kurban etinden müslüman olmayan komşulara da vermek caizdir.

Şayet kurban kesen kimsenin çoluk çocuğu kalabalık ve hali vakti de çok iyi değilse bu takdirde kurban etini sadaka ve hediye olarak dağıtmayıp, tamamını çoluk çocuğu için alıkoyması daha uygun olur. Çünkü kan akıtmakla kurban vecibesi yerine getirilmiştir.

Bayram

Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicretlerinin ikinci yılında meşru kılınmıştır.

Peygamberimiz Medine’ye hicret buyurduklarında Medinelilerin eğlendikleri iki günleri vardı. Peygamberimiz: “Bu günler ne oluyor?” diye sorduğunda, onlar “Biz cahiliyette bu günlerde oynayıp eğlenirdik.” dediler. Bunun üzerine peygamberimiz : “Bunların yerine Allah Teâla size daha hayırlı iki gün verdi: Ramazan bayramı, kurban bayramı” (18) buyurdu. Ramazan bayramı namazı gibi kurban bayramı namazı da vaciptir ve Cuma namazının şartlarına tabidir. Yani Cuma namazını kılmakla yükümlü olanlar, bayram namazını kılmakla da yükümlüdürler. Ancak Cuma namazı farz, bayram namazı ise vaciptir.

Bayram namazı

Güneş doğduktan ve kerahet vakti çıktıktan sonra, öğleye kadar kılınır. Herhangi bir sebeple ilk günü kılınamazsa ertesi günü kılınır. Bayram namazı Cuma namazı gibi ancak cemaatle kılınır. İki rekattır. Şöyle niyet edilir:
“Niyet ettim Allah rızası için kurban bayram namazını kılmaya, uydum imama.” Bundan sonra tekbir alınır. Birinci rekatta “Süphaneke” okunur. Sonra imam açıktan, cemaat tarafından da gizlice üç defa “Allahü ekber” diye tekbir alınır. İlk iki tekbirde eller yukarı kaldırılır, sonra yanlara salıverilir. Üçüncü tekbirin peşinden eller yanlara salıverilmeyip bağlanır. İmam Fatiha ve sure okur; cemaat dinler. Sonra diğer namazlarda olduğu gibi rukû ve secde yapılır. İkinci rekata kalkıldığında imam önce Fatiha ve sûre okur. Sonra birinci rekatta olduğu gibi üç defa tekbir alınır. Her üç tekbirde de eller yukarı kaldırılıp yanlara salıverilir. Dördüncü tekbir ile rukûa gidilir ve secdeler yapılarak oturulur, tehiyyât ve salli barik okunur, sonra selâm verilir.

Bayram Gecesi ve Günlerinde Yapılması Müstehap Olan Şeyler

a) Bayram gecelerini dua ve ibadetle ihya etmek, kaza namazı kılmak, Kur’an okumak ve Allah Teâlâ’dan af ve mağfiret dilemek. Çünkü duaların makbul olduğu gecelerden birisi de bayram geceleridir. Nitekim Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
“Ramazan ve kurban bayramı gecelerini, sevabını umarak ibadetle geçiren kimsenin kalbi, kalplerin öldüğü gün ölmez.”(l9)
b) Bayram sabahı erken kalkarak yıkanıp temizlendikten sonra namaza gitmek.
c) Güzel koku sürünmek.
d) Temiz ve yeni elbise giyinmek.
e) Gücü yetiyorsa namaza yürüyerek gitmek.
f) Güler yüzlü ve sevinçli görünmek.
g) Yoksullara çokça sadaka vermek.
h) Bayram namazına giderken yolda tekbir getirmek.
i) Kurban kesecekse kurban etinden yiyinceye kadar oruç tutuyormuş gibi bir şey yiyip içmemek.
j) Kurban etinden iftar etmek. Çünkü peygamberimiz böyle yaparlardı.
k) Çoluk çocuğuna bolluk göstermek.
Bütün bunlar bayramda yapılması müstehap olan işlerdir.

Bayram günleri sevinç günleridir. Bu günlerde sevinçli ve güler yüzlü görünmek tavsiye edilmiştir.

Bu itibarla bayramın toplum hayatımızda üstün yeri ve değeri vardır. Bayram günleri toplum şuuru bütünleşir. Toplum fertleri birbirleriyle sevinip kaynaşır. Hayatın bitmek tükenmek bilmeyen sıkıntıları içinde bunalan, bitkin ve yorgun hale gelen insanları bayramlar dinçleştirir ve çalışma azimlerini artırır.

Bu günlerde akraba ve komşularımızla olan ilişkilerimiz kuvvetlenir, birlik ve kardeşliğimiz güçlenir. Bayram sabahı camilerimizi dolduran kalabalıkların hep birlikte ve içtenlikle yüce Allah’a yönelmeleri, O’ndan af ve bağış dilemeleri ayrı bir önem taşır. Çünkü böyle bir amaçla bir araya gelen, aynı iman ve heyecanı taşıyan toplulukları yüce Allah’ın rahmeti kuşatır ve onları affeder.

Bu günlerde annemizin-babamızın ellerini öpüp hayır dualarını almalıyız. Dinimizde Allah’a ibadetten sonra anne ve babaya saygı ve iyilik emredilmiş, onlara karşı “öf” demek dahi yasaklanmıştır. Akraba ve komşularla tebrikleşerek, karşılıklı sevgi ve saygı duyguları aktarılmalı, karşılaştığımız herkesle selâmlaşarak tebrikleşmeliyiz. Tanıdıklarımızı ziyaret ederek hatırlarını sormalı ve gönüllerini almalıyız. Hastahanelerde ve evlerde yatan hastaları görmeli, şifa dileklerimizi sunmalıyız. Yetimlerle ve kimsesiz çocuklarla ilgilenip onları okşamalı ve onlara anne ve baba gibi davranmalıyız. Çevremizdeki yoksullara ve bakıma muhtaç çocuklara yardım ellerimizi uzatmalı, onların da bayram sevinci yaşamalarını sağlamalıyız.

Bizden hayır dua bekleyen ölülerimizin mezarlarına giderek onlara dua etmeli, ruhları için hayır ve hasenatta bulunmalıyız. Tanıdıklarımızdan dargın olanları barıştırmaya çalışmalı ve aralarını bulmalıyız. Her zaman olduğu gibi bayram günlerinde de İslâm’ın emrettiği şekilde çevremizdeki insanlara iyi davranmalı, incitici ve zarar verici davranışlardan sakınmalıyız. Bütün bunlar, toplumu oluşturan fertleri birbirleriyle kaynaştırarak milli birliğin sağlanmasında ve toplumu rahatsız eden ayrılık ve düşmanlıkların yok olmasında etkili olur. Bu duygularla hepinizin kurban bayramını tebrik ediyor, daha nice bayramlara sağlıkla, huzurla erişmemizi Cenâb-ı Hak’tan diliyorum. Mübarek bayramın ülkemize, İslâm alemine ve bütün insanlığa iyilik ve hayırlar getirmesini diliyorum. Cenâb-ı Hak yaptığımız ibadetleri ve keseceğimiz kurbanları rızasına muvafık eylesin ve bizi kendisine ibadetten ayırmasın. Amin.

1- Saffât, 100-111.
2- Hacc, 37.
3- Maide, 27-28.
4- Buharî, Bedülvahiy, 1.
5- Hacc, 36.
6- Tirmizî, Adâhî, 1; İbn Mâce, Adâhî, 3.
7- Müslim, Adâhî 3, İbn Mâce, Adâhî, 2.
8- Kevser, 2.
9- İbn Mâce, Adâhî, 2.
10- Mebsût, c. 12, s. 8, Neylülevtar, c. 5, s. 126.
11-Müslim, Adâhî, 7.
12- Ahmed b. Hanbel.
13- Bedayiu’s-sanayi, Beyrut, 1974, c. 5, s. 64.
14- Reddülmuhtar, c. 5, s. 309.
15- Buhari, Adâhî, 1.
16- Müslim, Hac, 19.
17- Et-Tergib ve’t-Terhîb, Beyrut, 1968, c. 2, s. 154.
18- Ebû Davût, Salat, 245.
19- Mecmeu’zevâid, Beyrut, 1967, c. 2, s. 198.

Kurban Bayramı Tebrik-Kutlama SmS Mesajları

25 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori islam

Bugün Kurban Bayramı, kurbanlar kesilecek sevap niyetiyle etler dağıtılacak herkese. Yürekler bir olacak gönüllere kilitlenecek. Gökler rahmet bereketiyle yağmurlar boşaltacak yeryüzüne. Bugün hepimizin yüreği şenlenip bayram sevinciyle coşacak. Hepimizin Kurban Bayramı kutlu olsun.

***Bayramlar berekettir, umuttur, özlemdir. Yarınlar niyettir. Kestiğiniz kurban ve dualarınız kabul olsun, sevdikleriniz hep sizinle olsun.. Kurban Bayramınız mübarek olsun.

***Varlığı ebedi olan, merhamet sahibi, adaletli Yüce Allah kendisine dua edenleri geri çevirmez. Dualarınızın Rabbin yüce katına iletilmesine vesile olan Kurban Bayramınız mübarek olsun.

***Bugün sevinç günü, kederleri bir yana bırakıp mutlu olalım. Kurban Bayramını doya doya yaşayalım. Hayırlı bayramlar! Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ve sevdiklerimizden ayırmasın!

***Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Kurban Bayramınız kutlu olsun! Allah tüm inananlara nice huzurlu, bereketli bayramlar nasip etsin.

***Allahın rahmeti üzerine olsun. Sana gelen her iyilik Allah�tandır, bütün kötülükler nefsindendir. Mekanın cennet, yuvan huzurlu, kalbin Allah ile dolu bayramın mübarek olsun.

***Güzellik, birlik, beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Kurban Bayramı diliyoruz.

***Söz: Nimetlerin en iyisi çalışarak kazanılan, arkadaşların en iyisi de Allahı hatırlatandır. Kurban Bayramınız Mübarek olsun…

***Gecenin güzel yüzü yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta, melekler başucunda olsun, güneş öyle bir geceye doğsun ki duaların kabul, Kurban Bayramın mübarek olsun…

***Bu mutlu günde, güzel insanlara, özel insanlara, hani vazgeçemediklerimize, sevgilerimizi, saygılarımızı, dualarımızı gönderiyoruz. Her gününüz bir bayram olsun..

***Güzellik, birlik, beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Kurban Bayramı diliyoruz. Büyüklerimizin ellerinden küçüklerimizin gözlerinden öpüyoruz.

***Kurban Bayramınız kutlu, yüreğiniz umutlu, umutlarınız atlı, sevdanız kanatlı, mutluluğunuz katli, sofranız tatlı, mekânınız tahtlı, ömrünüz bahtlı olsun…

***Mutluluğun Türkiye enflasyonu kadar yüksek, üzüntün memur maaşı kadar az, geleceğin ise Demirel�in kafası kadar parlak olsun, Kurban Bayramın mübarek olsun!

***Hayır kapılarının sonuna kadar açık, kaza ve belaların bertaraf olduğu Kurban Bayramının, yaşadığınız tüm sorunları alıp götürmesi dileğiyle..

***Yüreğine damla damla umut, günlerine bin tatlı mutluluk dolsun. Sevdiklerin hep yanında olsun, yüzün ve gülün hiç solmasın. Kurban Bayramın kutlu olsun…

***Dostluğu, sevgiyi ve geleceği.. Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz Kurban Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim.

***Kalpler vardır sevgiyi paylaşmak için, insanlar vardır yalnız kalmamak için, bayramlar vardır dostluğu paylaşmak için… Kurban Bayramınız kutlu olsun.

***Gecenin güzel yüzü yüreğine dokunsun, kabuslar senden uzakta, melekler başucunda olsun, güneş öyle bir geceye doğsun ki duaların kabul, Kurban Bayramın mübarek olsun…

***Bir avuç dua, bir kucak sevgi, sıcak bir mesaj kapatır mesafeleri, birleştirir gönülleri, bir sıcak gülümseme, bir ufak hediye daha da yaklaştırır bizi birbirimize. Nice Kurban Bayramlarına…

***Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice Kurban Bayramlarına..

***Her ilkbaharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi, bu bayramın da sana ve ailene mutluluk ve neşe getirmesi dileğimle Kurban Bayramını kutluyorum…

***Küskünlerin barıştığı, sevenlerin bir araya geldiği, rahmet ve şefkat dolu günlerin en değerlilerinden olan Kurban Bayramınız kutlu olsun.

***Bir bayram gülüşü savur göklere, eski zamanlara gülücükler getirsin, öyle içten öyle samimi, gözyaşlarını bile tebessüme çevirsin. İyi bayramlar!

***Damağınızı, ruhunuzu ve çevrenizi tatlandıran, gerçekten güzel ve bereketli bir Kurban Bayramı dileriz.

***Benim ömrümde ırmaklar vardır, sularında hayallerimi yüzdürdüğüm, benim ömrümde sevdiklerim vardır, bayramlar ayrı geçince üzüldüğüm. Kurban Bayramınız Kutlu Olsun..

il il Kurban Bayramı Namaz Vakitleri 27 Kasım 2009 Cuma

25 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori islam

Kurban bayramı arefesi 26 Kasım Perşembe 2009, Bayramın birinci günü 27 Kasım 2009. Dört gün sürecek olan bayram hafta sonuna denk geliyor. Bayramın 2. Cumartesi, 3. günü Pazar gününe denk geliyor.

Kurban Bayramı namazı, Ankara’da 07.43′de, İstanbul’da 08.02′de, İzmir’de 08.00′da, Edirne’de 08.14′de Hakkari’de ise 06.51′de kılınacak.

A.A muhabirinin, Diyanet İşleri Başkanlığından aldığı bilgiye göre, illerdeki bayram namazı saatleri şöyle:

Adana: 07.23,

Adıyaman: 07.13,

Afyonkarahisar: 07.48,

Ağrı: 07.01,

Aksaray: 07.32,

Amasya: 07.33,

Ankara: 07.43,

Antalya: 07.41,

Ardahan: 07.08,

Artvin: 07.12,

Aydın: 07.55,

Balıkesir: 08.02,

Bartın: 07.51,

Batman: 07.03,

Bayburt: 07.14,

Bilecik: 07.55,

Bingöl: 07.08,

Bitlis: 07.00,

Bolu: 07.51,

Burdur: 07.45,

Bursa: 07.59,

Çanakkale: 08.09,

Çankırı: 07.42,

Çorum: 07.36,

Denizli: 07.50,

Diyarbakır: 07.06,

Düzce: 07.53,

Edirne: 08.14,

Elazığ: 07.13,

Erzincan: 07.15,

Erzurum: 07.09,

Eskişehir: 07.51,

Gaziantep: 07.15,

Giresun: 07.24,

Gümüşhane: 07.18,

Hakkari: 06.51,

Hatay: 07.17,

Isparta: 07.44,

Mersin: 07.25,

Iğdır: 06.58,

İstanbul: 08.02,

İzmir: 08.00,

Karabük: 07.48,

Karaman: 07.32,

Kars: 07.05,

Kastamonu: 07.44,

Kayseri: 07.28,

Kırıkkale: 07.40,

Kırklareli: 08.12,

Kırşehir: 07.35,

Kilis: 07.14,

Kocaeli: 07.58,

Konya: 07.37,

Kütahya: 07.52,

Malatya: 07.15,

Manisa: 07.59,

Kahramanmaraş: 07.18,

Mardin: 07.02,

Muğla: 07.51,

Muş: 07.04,

Nevşehir: 07.30,

Niğde: 07.28,

Ordu: 07.27,

Osmaniye: 07.19,

Rize: 07.16,

Sakarya: 07.56,

Samsun: 07.34,

Siirt: 06.59,

Sinop: 07.42,

Sivas: 07.25,

Şırnak: 06.56,

Tekirdağ: 08.08,

Tokat: 07.29,

Trabzon: 07.19,

Tunceli: 07.13,

Şanlıurfa: 07.09,

Uşak: 07.52,

Van: 06.55,

Yalova: 08.00,

Yozgat: 07.34,

Zonguldak: 07.53.

-YURT DIŞINDA NAMAZ SAATLErİ-

KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da bayram namazı saat 07.24′de kılınacak.

Türk cumhuriyetleri ve Balkan ülkelerinde bazı merkezlerdeki bayram namazı saatleri ise şöyle:

Bakü: 08.36, Nahcivan: 08.50, Bişkek: 08.07, Taşkent: 08.22, Duşambe: 08.14, Batum: 09.14, Almatı: 09.00, Aşkabat: 08.53, Tiran: 07.40, Atina: 08.12, Dedeağaç: 08.14, Tiflis: 09.02, Gümülcine: 08.17, İskeçe: 08.19, Selanik: 08.25, Saraybosna: 07.56, Mostar: 07.56, Sofya: 08.32, Üsküp: 07.36, Bükreş: 08.28, Köstence: 08.17, Belgrad: 07.52, Priştina: 07.40, Manastır: 07.33.

Avrupa şehirlerinden (yerel saatler) Amsterdam’da 09.38, Brüksel’de 09.30, Helsinki’de 10.49, Viyana’da: 08.26, Zürih’de: 08.53, Paris’te 09.26, Strasbourg’da 09.03, Stockholm’de 10.01, Londra’da 08.52, Berlin’de 09.06, Dortmund’da 09.22, Dusseldorf’da 09.23, Frankfurt’da 09.08, Hamburg’da 09.27, Köln’de 09.20, Stuttgart’ta 08.58′de bayram namazı kılınacak.

Bayram namazı, Washington’da 07.58, New York’ta 07.53, Atlanta’da 08.11, Boston’da 07.48, Chicago’da 07.52, Detroit’te 08.36, Los Angeles’ta 07.27, Miami’de 07.33, Montreal’de 08.12, Toronto’da 08.26, Canberra’da 06.23, Sydney’de 06.18, Melbourne’de 06.34, Tokyo’da ise 07.20′de kılınacak

2009 Hac Ek Kontenjanları

20 Ekim 2009 Yazan admin  
Kategori islam

Hacı adaylarına müjdeli haber Devlet Bakanı Faruk Çelik’ten geldi. Hac için 16 bin ek kontenjan açılacak.

Devlet Bakanı Faruk Çelik, Suudi Arabistan‘ın yurt dışındaki Türk vatandaşları için Türkiye’ye yaklaşık 16 bin ek hac kontenjanı vereceğini açıkladı.

Çelik, bu yıl 755 bin kişinin hacca gitmek için başvurduğunu, ancak kontenjanlar kapsamında 74 bin kişinin hacı adayı olabildiğini belirtti.

Her geçen yıl daha fazla sayıda kişinin hacı olmak için başvuruda bulunduğunu hatırlatan Bakan Çelik, talepleri karşılamak için kontenjanları artırmaya yönelik çabalarının sürdüğünü dile getirdi.

Hem ek kontenjanların hem de Türkiye’ye verilen hac kontenjanının arttırılması için Suudi Arabistanlı yetkililerle çeşitli düzeylerde görüşmeler yaptıklarını anlatan Bakan Çelik, bugün Prens Talal Bin Abdul Aziz Saud‘un kendisini aradığını ve ”Yurt dışındaki Türk vatandaşları için 16 bin dolayında ek kontenjana sıcak bakıldığını” söylediğini kaydetti.

Devlet Bakanı Çelik, ”Bizim, vatandaşlarımız için yaklaşık 55 bin civarında bir ek kontenjan talebimiz olmuştu. Suudi yetkililer ilk etapta 16 bin civarında ek kontenjan vereceklerini söylüyorlar” dedi.

2009 Bayram Namazı Saatleri istanbul Ankara illere göre

17 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori islam


Az kalsın unutuyordum sizlere 2009 bayram namazı saatlerinin saatlerini vermeye ama bir sitede görünce hemen eklemek istedim. Bu yazıda bayramınızı kutlayarak şehir şehit saatleri verip ayrılacağım. Çünkü her yazıda sürekli bir şeyler yazıyorum; aslında yazdığım bu yazıların bilgili olmadığını da biliyorum. Genel olarak haber tarzında bulunan yazılar her neyse yazı devamında şehir şehir 20009 bayram namazı saatlerini bulabilirsiniz. Ankara bayram namazı saati ; istanbul izmir adana bayram namazı saati. Bu arada bayram namazının nasıl kılındığına dair bir görüntülü ders buldum bir sonraki yazılarımda onu paylaşacağım sizlere.

İlk olarak bu saatler Diyanet tarafından düzenlenmektedir bunu da bildirelim sizlere değerli kardeşlerim.

Adana: 07.23

Adıyaman: 07.13

Afyonkarahisar: 07.48

Ağrı: 07.01

Aksaray: 07.32

Amasya: 07.33

Ankara: 07.43

Antalya: 07.41

Ardahan: 07.08

Artvin: 07.12

Aydın: 07.55

Balıkesir: 08.02

Bartın: 07.51

Batman: 07.03

Bayburt: 07.14

Bilecik: 07.55

Bingöl: 07.08

Bitlis: 07.00

Bolu: 07.51

Burdur: 07.45

Bursa: 07.59

Çanakkale: 08.09

Çankırı: 07.42

Çorum: 07.36

Denizli: 07.50

Diyarbakır: 07.06

Düzce: 07.53

Edirne: 08.14

Elazığ: 07.13

Erzincan: 07.15

Erzurum: 07.09

Eskişehir: 07.51

Gaziantep: 07.15

Giresun: 07.24

Gümüşhane: 07.18

Hakkari: 06.51

Hatay: 07.17

Isparta: 07.44

Mersin: 07.25

Iğdır: 06.58

İstanbul: 08.02

İzmir: 08.00

Karabük: 07.48,

Karaman: 07.32

Kars: 07.05

Kastamonu: 07.44

Kayseri: 07.28

Kırıkkale: 07.40

Kırklareli: 08.12

Kırşehir: 07.35

Kilis: 07.14

Kocaeli: 07.58

Konya: 07.37

Kütahya: 07.52

Malatya: 07.15

Manisa: 07.59

Kahramanmaraş: 07.18

Mardin: 07.02

Muğla: 07.51

Muş: 07.04

Nevşehir: 07.30

Niğde: 07.28

Ordu: 07.27

Osmaniye: 07.19

Rize: 07.16

Sakarya: 07.56

Samsun: 07.34

Siirt: 06.59

Sinop: 07.42

Sivas: 07.25

Şırnak: 06.56

Tekirdağ: 08.08

Tokat: 07.29

Trabzon: 07.19

Tunceli: 07.13

Şanlıurfa: 07.09

Uşak: 07.52

Van: 06.55

Yalova: 08.00

Yozgat: 07.34

Zonguldak: 07.53


Abdurrahman Önül – Medine Gülü dinle

16 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori islam



Abdurrahman Önül – Medine Gülü

1. Abdurrahman Önül – Medine Gülü
2. Abdurrahman Önül – Hazreti Osman
3. Abdurrahman Önül – Havar Geylani
4. Abdurrahman Önül – Ayyüzlü Peygamberim
5. Abdurrahman Önül – Rahman Allah
6. Abdurrahman Önül – Ey Benim Sultanım
7. Abdurrahman Önül – Turna
8. Abdurrahman Önül – Efendisi Resulellah
9. Abdurrahman Önül – Rahim Allah

Albümü buradan dinleyeblir ve satın alabilirsiniz.


TRT Şeş’te 3 dilde mevlüt özel yayını

15 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori islam


İslam dünyasının 5. Harem-i Şerif-i olan Diyarbakır Ulu Camii’nde Kadir Gecesi için Türkçe, Kürtçe ve Zazaca mevlit okundu.

Kadir Gecesi Diyarbakır’da farklı bir heyecanla karşılandı. Camideki eşsiz manevi havayı TRT 6 televizyonu canlı olarak yayınladı.

Rahmet ve bereket ayı Ramazan’ın bitmesine sayılı günler kaldı. Kutlu bir mevsimi geride bırakacak olmanın hüznünü yaşayan inananlar Kur’an-ı Kerim’de ‘bin aydan daha hayırlı’ diye nitelenen Kadir Gecesi’ni idrak etmenin heyecanını yaşadı. Bu heyecan Diyarbakır’da Zazaca, Kürtçe ve Türkçe okunan mevlitlerle daha iyi hissedildi.

Adı hep yeniliklerle anılan TRT Şeş (6), her kandilde olduğu gibi bu sefer farklı bir il ve farklı programla izleyenlerinin karşısına çıktı. Doğu ve Güneydoğu’da izlenme rekoru kıran TRT Şeş (6), bölge halkının kullandığı dillerde okunan mevlidi canlı olarak ekrana taşıdı. Diyanet ile işbirliği yapan kanal, Diyarbakır Ulu Camii’nde okunan Kürtçe ve Zazaca Mevlid-i Şerif’i canlı yayınladı.

Böylece TRT ekranlarında ilk kez Zazaca mevlit okunmuş oldu. Zazaca ve Kürtçe mevlit için canlı yayın Anadolu’nun en eski camisi Diyarbakır Ulu Camii’nden yapıldı. Mevlidi camide görevli Diyanet personeli okudu. Tarihi camide okunan kasideler, ilahiler ve dualara cemaat gönülden iştirak etti.

Diyarbakır’da Ulu Camii’nin yanı sıra başka bir programda da Kürtçe mevlit okundu. AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, yönetim kurulu üyeleri ve bir grup gazeteciyle birlikte katıldığı iftar yemeğinde Kürtçe mevlit okundu. Yenişehir ilçesindeki Sur Düğün Salonu’ndaki iftar yemeğine bin 500′e yakın partili katıldı. Konuklar iftar saatini beklerken Diyarbakırlı hafız Muhammet Acar, Mevlid-i Şerif’in Peygamber Efendimiz(AV)’in doğumu sırasında yaşanan olayların anlatıldığı kısmını Kürtçe okudu. Kürtçe mevlit ziyafeti ezanın okunmasına kadar devam etti. İftar yemeğinden sonra AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, Diyarbakır İl Başkanı Baki Aksoy ile AK Parti Diyarbakır Milletvekili Abdurahman Kurt misafirlere teşekkür etti.

Bu arada TRT Şeş’te ilk Kürtçe mevlit, Diyarbakır Ulu Camii’nde Mevlit Kandili’nde okunmuştu. Regaip Kandili’nde de Siirt’in Baykan ilçesi Ziyaret beldesindeki Veysel Karani Camisi’nden yayınlanmıştı. Van’da Hz. Ömer Camisi’ndeki Miraç Kandili programında okunan Kürtçe mevlit yine TRT 6 tarafından yayınlanmıştı. Kadir Gecesi’nde Diyarbakır Ulu Camii’ndeki mevlidin Zazaca okunması bir ilk olacak. (CİHAN)

Kadir Gecesi Dua Ramazan ayinda mübarek bir gece

15 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori islam



Kur’an-i Kerim’in inmeye basladigi Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi Islam’da en kutsal ve faziletli gecedir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayirlidir. Kur’an-i Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sure vardir. Bu surede yüce Rabbimiz söyle buyurmaktadir:

“Dogrusu biz Kur’an’i Kadir gecesinde indirmisizdir. Kadir gecesinin ne oldugunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü is için inerler. O gece, tanyerinin agarmasina kadar bir esenliktir” (Kadir, 1-5).

Kadir Suresi

Kur’an-i Kerim’in doksan yedinci suresi olup bes ayet; otuz kelime ve yüz yirmi harften olusur. Fasilasi “râ” harfidir. Ismini ilk ayetinde geçen “kadr” kelimesinden alan bu surenin Mekke’de mi, yoksa Medine’de mi indigi konusunda ihtilaf vardir.

Sure, insanlara Kur’an’in degeri ve önemi hakkinda bilgi vermektedir. Allah Teala, Hicr Suresinde “Bunu biz indirdik” buyurur. Yani Hz. Peygamber (s.a.v)’in arzusu ile degil bizim dilememiz sonucu indirilen apaçik bir kitaptir 0.

Kadr sözcügü burada su iki anlamda kullanilmis olabilir: Bunlardan biri, takdir anlamidir. Allah bu gece takdirleri yani kaderleri uygulamak üzere meleklere emir verir. Bunu, Duhân Suresindeki su ayet destekliyor: “O gece katimizdan her hikmetli emir sadir olur. “Diger anlami ise, azamet ve sereftir. Bu husus, surenin “Kadir gecesi bin aydan hayirlidir” ayetinde ifade edilmektedir. Nasil daha hayirli olmasin ki, Allah’in insanliga son mesaji bu gecede indirilmeye baslanmistir. Gece, degerini bu olaydan almaktadir. Ve bu geceyi anmak, insanliga rahmet olarak Kur’an’in inmeye basladigi bu geceyi ihya etmek Müslümanlara tavsiye edilmistir.

Kadir gecesinin hangi gün oldugu konusunda birçok görüs ileri sürülmüstür. Ancak ümmetin büyük âlimlerinin çogunlugunun görüsü, Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi oldugu seklindedir.

O gece öyle bir gecedir ki Kur’an ayetleri Hz. Muhammed (s.a.v)’in kalbine inmeye basladigi gecedir.

Islam, hiç bir zaman dis görünüsü benimseyen, sekle önem veren sekilci bir din degildir. Bin aydan daha hayirli olan Kadir gecesini bugünkü anlasildigi sekilde “Bir gecelik ibadetle bütün günahlardan arinilacak” görüsü ancak muttakiler, inanmis samimi Müslümanlar için geçerlidir. Ancak böyle insanlarin o gecedeki ibadetleri makbul olur, ve Kur’an’in nazil oldugu o ilk manaya erisilebilir. Kadir gecesini hatirlayip o geceyi imanla ve sevabini umarak geçirmek Islam’in saglam ve bir bütün olan terbiye metodunun bir yanini olusturmaktadir.

Surenin anlami söyledir: “Biz o (Kur’an)’i Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne oldugunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Ruh, o gece Rablerinin izniyle (o yil takdir edilmis olan) her is için iner de iner. Esenliktir o, tâ tan yeri agarincaya kadar”.

Surenin Inis Sebebi

Bu surenin inisi hakkinda degisik rivayetler vardir. Bunlardan biri söyledir:

Bir kere Resulüllah (s.a.v) Ashab-i Kirama Israilogullarindan birinin, silahini kusanarak Allah yolunda bin sene cihat ettigini bildirmisti. Ashabin buna hayret etmesi üzerine Cenabi Hak, Kadir suresini indirmistir (Tecrîd-Sarîh Tercemesi, VI, 313).

Kadir Gecesi Denilmesinin Sebebi

Bu geceye Kadir gecesi denilmesi seref ve kiymetinden dolayidir. Çünkü:

a) Kur’an-i Kerim bu gecede inmeye baslamistir.

b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapilan ibadetten daha faziletlidir.

c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Tesl’nin ezeli kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).

d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayida melek iner.

e) Bu gece tanyerinin agarmasina kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktir. Yeryüzüne inen melekler ugradiklari her mümine selam verirler.

Hangi Gecede Oldugu

Kadir gecesinin hangi gece oldugu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’in yirmi yedinci gecesinde oldugu tercih edilmistir. Hz. Peygamber (s.a.v) bunun kesinlikle hangi gece oldugunu belirtmemis, ancak; “Siz Kadir gecesini Ramazan’in son on günü içerisindeki tek rakamli gecelerde arayiniz” buyurmustur (Buhari, Müslim).

Baska bir hadiste ise Ibn Ömer (r.a) söyle nakletmistir: Sahabelerden bazi kimselere, rüyalarinda, Kadir gecesinin, (Ramazan’in) son yedi günü içinde oldugu gösterildi. Resulüllah (s.a.v) onlara: “Görüyorum ki rüyalariniz Ramazanin son yedi günü hakkinda birbirine uygun düsmüstür. Artik kim Kadir gecesini aramaya kalkisirsa, onu Ramazan’in son yedisinde arasin, buyurmustur (Buhari, Müslim).

Gizli Olmasinin Sebebi

Islam kaynaklarinda belirtildigine göre Allah Teala bir takim hikmetlere dayanarak Kadir gecesini ve onun disinda daha bazi seyleri de gizli tutmustur. Bunlar:

Cuma günü içerisinde duanin kabul olacagi saat; bes vakit içerisinde Salât-i vusta; ilahi isimler içerisinde Ism-i Azam; bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rizay-i ilahi; zaman içerisinde kiyamet ve hayat içerisinde ölümdür. Bunlarin gizli tutulmasindan maksat müminlerin uyanik, dikkatli ve devamli Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalarini saglamaktir. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle degerlendirmelidir. Ebu Hureyre (r.a)’in rivayet etmis oldugu hadisi serifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) söyle buyurmustur:

“Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacagi sevabi Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmis günahlari bagislanir” (Buhari).

Kadir Gecesinde Neler Yapmaliyiz?

Kadir gecesini, namaz kilarak, Kur’an-i Kerim okuyarak, tövbe, istigfar ederek ve dua yaparak degerlendirmeliyiz.

Üzerinde namaz borcu olanlarin nafile namazi kilmadan önce hiç degilse bes vakit kaza namazi kilmalari daha faziletlidir. Kazasi yoksa nafile kilar.

Süfyan-i Sevri: “Kadir gecesi dua ve istigfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’an okuyup sonra dua etmek daha güzeldir” demistir (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313).

Hz. Aise (r.ah) söyle anlatiyor: “Ey Allah’in Resulü! Kadir gecesine rastlarsam nasil dua edeyim? diye sordum. Resulüllah (s.a.v):

“Allahümme inneke afüvvün tühibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’im sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet)” diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).

Bu gecenin öyle bir ani vardir ki o anda yapilan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli ani yakalamak için gecenin bütününü tövbe ve istigfar ile geçirmek gerekir. Bu da kisinin imanini tazeler. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azindan teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.

Bu, bin aydan hayirli oldugu bildirilen gecede insanlik alemini huzura kavusturmak için gerekli olan esaslar indirilmistir. Namaz, zikir, tesbih, Kur’an okumak gibi bedeni ibadetlerimiz yaninda düsünce ile ibadet olarak isimlendirdigimiz tefekkürü insanligin amaci nedir? olgun insan olma mertebesine nasil ulasabiliriz? Nasil insanliga daha iyi hizmet edip, daha çok sevgi sunabiliriz? seklindeki odak noktalari ile güçlendirelim.

Unutmayalim ki; özellikle bu gecede Tevvab olan Allah tövbelerimizi kabul edecektir. Bizlere bir ikram olarak sunulan bu kutsal Kadir gecesinde dualarimizdan insanligin huzuru, sevgi ve kardesligin saglanmasi ve devami için bizlere daha fazla güç, iman vermesi için yakaralim. Yalniz kendi sevdigimiz insanlarin degil, bütün insanlarin sevgiye layik oldugunu animsayarak sevgide saglam ve cömert bir ruha sahip olmak için de yardim dileyelim. Rahman ve Rahim Allah’in adiyla, hepimize hayirli kandiller diliyoruz.

Kadir Gecesi önemi Fazileti hikmeti nedir izle dinle

15 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori islam



Kadir gecesinin önemi anlatmakla bitmez.Fakat bu video ile herşey o kadar güzel anlatılmışki üstüne söylenecek söz kalmiyor


http://www.sesliturkey.com/tikla.gif


http://www.yalandunyam.com/ 2010-04-09